13 Mart 2011 Pazar

İNŞİRAH KANATLI ANKA

İNŞİRAH KANATLI ANKA

Bir yudum şebnem düştü yaprağından dudağıma.
Gonca açmış dağ bugun çisil çisil ıslaktı gül.
Beni çağıran işmar gamze yapar yanağına.
Kara saçlarından gün sızar parıl parıl sergül.

Ağızında biriken baldan tutuşur fitili.
Kirpiğin harf-i elif batır canıma sevgili.
Sırça köşk içinde yar , berceste sözünde mana.
Bin uçlarıyla meal yazar ipil ipil her tel .

Ay şafağa yaklaştı...kımıldar yakamoz birden.
Yeryüzüne sarkan ip , akıp suyun perçeminden.
Düğümledi kalbimi hem elimden ayağıma.
Çözelim dilmaçların dili sende sarmaşık gül.

Gün batımında kızıl kıyamet olur gökyüzüm.
Yıldız yıldız serpilir al güller ,mor güller ,hüzün .
Yüz yıl olur geceler tutuşur zülf-ü Süreyya ?
Ufkun yamaçlarında tüten barutsun kara gül !

Yozgat yaslı ,ben yaslı ; gül mevsimi geçiyormuş!
Varsın geçsin vefasız ; baharın sonu hazanmış !
Dağ başında eriyen kar can taşırmış ırmağa .
Budanmış ağaçların sürgünü umut , kanı gül.

Bal gözlerinden içtim şu kehribar umutları.
Yıldırım vurgunu aşk, yağmur yüklü bulutları.
Müjdeyle geldi rüzgar ;inşirah kanatlı Anka.
Kıraçların gelini , bak kokun geldi , esmer gül .

Gözlerinin ışığı bire bin kat veren buğday.
Betim benzim sarısı bugünün bereketi say.
Şiir yağmursuz olmaz;son cemre toprakta ferda .
Ruhum aç bilaç kaldı ; şeb_i arus ’la bana gel .

Gürül gürül ak pınar ,toprağı böyle bulur can.
Züleyha yürüyüşün damarıma bu heyecan.
Çölü gülşene çevir ,hep Yusuf gibi karşıla .
Adına yalvaçların sen peygamber çiçeği ol.


Turan Yoldaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder